22 Eylül 2012 Cumartesi

AYNALAR

"Cem-i zıddeyn muhaldir"(1/165) buyuruyor ya İmam-ı Rabbani hazretleri(kuddise sirruh); iki zıt şey bir arada bulunmaz yani...doğu ile batı gibi, birine doğru gidersen diğerinden uzaklaşırsın...dünya ile ahiret de öyle;dünyaya meylettiğimiz müddetçe, ahiretten uzaklaşıyoruz...yönünüzü ahirete dönünce de dünya arkanızda kalıyor...
Yönünü ahirete çevirmiş bahtiyarlar tanıdım ben, çoğu yarı yaşımda üstelik...
Ne zaman denî dünyanın pisliğinde debelenip, Hakirin türlü türlü tuzakları içinde yuvarlansam,
katrana dönmüş yüzümle Huzura varmaya utanıp, diplerde öylece kalsam,
dipler pek karanlık, ben de karanlık...
beklesem sonra, ümitle beklesem...
mecalsiz kaldığımı zan ettiğim an...
medet yetişiyor çok şükür, ışığa kavuşturuyor Rabbim;
tertemiz, gencecik, apaydınlık aynalar çıkarıyor karşıma...
O ışıl ışıl aynalarda katrana bulanmış halimi öyle net gösteriyor ki Yaradan,
nedametin ateşi yakmaya başlıyor, buza dönmüş kalpte erime emareleri başgösteriyor; hamdolsun, şükürler olsun...
Ahh, katran yüzüme ışık o nurlu yüzler,
zaptedemediğim Hakirime örnek,uslu, terbiyeli nefsler,
nankörlüğümü yüzüme çarpan şükrü bol diller,
edepsizliğimi farkettiren edebe bürünmüş bedenler,
kibrime şifa tevazu dersler,
kirli, bulanık hallerimden iğrendiren hiç bulanmamış dupduru haller...
Şu katana yaşımdan utandıran edeb timsali saliha gençler...
"İsteyin,vereyim" buyuruyor ya Rabbimiz,
"Neyi talep ederseniz,Cenab-ı Hak onu verir" buyuruyor ya efendimiz(aleyhisselam);
Rızasını talep edene, kavuşturan yolları aydınlatıyor...
Kurtulmak isteyene kurtuluş çarelerini gösteriyor.
Samimi olarak,çok içten talep etmek düşüyor kula, kabul edileceğine tam inanarak istemek gerekiyor.
...
Kendi kendimi düşürdüğüm diplerden, mutlak ihsanı ile düze çıkaran,
yine düşsem, yine lutfederek çıkaran Rabbim,
her seferinde- sanki- halime ayna halleriyle ders olan çok afif, pek kıymetli genç kardeşlerimin sayısını arttır,
onlara lutfettiğin o temiz hallerle beni de hallendir Allahım,
beni bana bırakma!
Amin.


20 Eylül 2012 Perşembe

AHMAK HAKİR!

Gözlüğüm;doğru görebilmem için...Eylül/ 2012
www.uftaade.blogspot.com
Ah Hakir!* Allah seni ıslah etsin! Sen hep böyle mi olacaksın? Sürekli onun eksiğini, bunun kusurunu gözüme sokmaktan ben kendimi göremez oldum.Hatanın, kusurun âlâsını işliyorken, nasıl oluyor da bunları örtüp,el- âleminkileri bana gösteriyorsun? Öyle hâinsin ki, beni hergün farklı farklı tuzaklara düşürüyorsun.Nasıl bir gözlük taktıysan gözüme, milletin kusurlarına zum yapıyor sanki...Be aptal, dön de bir bak kendine...pislik içinde yüzersen, elbet hep pislik görürsün...Sen düzeltirsen kendini, çabalarsan iyi olmak için, etrafındaki iyilikleri ancak o zaman görürsün...
Sırrî-yi Sekatî (rahmetullahi aleyh) buyuruyor ki:
"Bir kimsenin ahmak olduğunun alâmeti, kendi ayıbını bırakıp ,başkasının ayıbı ile uğraşmasıdır."
Gördün mü ahmaklığını Hakir?
Bak Efendimiz(aleyhisselâm):
"Şu üç huy kişiye ayıp olarak yeter..." buyuruyor:
"1-Kendi kusurunu görmeyip, başkalarındaki aynı kusuru görmesi,
2-Kendi utanç verici halini görmeyip, başkalarının aynı durumundan utanç duyması,
3-Oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi.(Taberani)"
Bu ayıp sana yetti mi Hakir?
Sen başkalarının ayıbını ört ki, Settar olan Rabbim de senin ayıbını örtsün.
Yok ille de elin ayıbını görmek ,hatta açmaktan zevk alıyorum dersen ,bil ki senin ayıplarını da açarlar, el-aleme rüsvay olursun.
Hakir! Başkasıyla değil, kendinle uğraş!

(*)Hakir mi?..ıslah olmayan nefsim:(


17 Eylül 2012 Pazartesi

YENİDEN...


Bahçemizin üzümleri/Eylül 2012
www.uftaade.blogspot.com

Pek çok sebep bir araya geldi;yazılamadı.
Hem, olumlu hislerinizi tüketince, herşey gibi kelimeler de mânâsını yitiriyor sanki.
Henüz kelimelere mânâ katacak kadar iyimser bir hareket de mevcut değil.
Ve lakin belki de başlamalı;kimbilir belki parmaklar yazmaya başlarsa, gönül de ona eşlik eder.
Bu minicik blogtan ümidini kesmeyenlere teşekkürler ederim.
Dua da beklerim.