11 Ocak 2012 Çarşamba

HİÇ...


Tasavvuftaki mânâsından gayrı olarak "hiç "olmak demek, başarı, makam, mevki, güzellik, sıhhat, yetenek, iyilik, mücahede, riyazet gibi, kişiyi diğerlerinden farklı, üstün kılan maddi ya da manevi özellikleri kendinden bilmemek, tüm bunların Cenab-ı Hakkın ihsanı, lütfu ile kazanıldığını bir an unutmamak , ”hiç”olduğunu aynel  yakin kavramak demek…

'Ene'miz öyle kuvvetli ki, hep, ben yaptım, ben çalıştım, ben kazandım, ben başardım, ben... ben...ben...deriz. İyi de, sen kimsin?


Evvelin bir damla su değil midir?
Âkıbetin,börtü- böceğe yem değil de nedir?
En kıymetli giysin ipektense, o bir böceğin(ipekböceği) ifrazatı değil midir?
En kıymetli gıdan bal ise, o da başka bir böceğin(arı) ifrazatı değil midir?
Ya kendi ifrazatın? Misk midir?
Sahip oldukların sahiden senin midir?
Senin sandıkların, uyanınca elinde midir?
Diyelim ki bir kısmı elindedir, peki ya bu, şimdiden garantide midir?
Dünyevi-uhrevi... Ne biriktirdiysen... Say ki hepsi bir hiçtir... 
O halde,"ben" demek niçindir?

Halkın içinde tebdil-i kıyafet gezen bir hükümdar, tarlasında çalışan yaşlı bir adama yaklaşır. Selamlaşırlar. Yaşlı adam yolcunun sıcaktan bunaldığını düşünerek ona ayran ikram eder. Daha sonra sohbet etmeye başlarlar. Hükümdar yaşlı adamın sözlerinden etkilenir ve ona kim olduğunu sorar. Yaşlı adam:
- Hiç, diye cevaplar .
Hükümdar merak ve şaşkınlıkla:
- Ne demek bu? Senin muhakkak bir adın ünvanın vardır, der. Yaşlı adam yine:
- Hiç, der.
Hükümdar bu sefer kendiyle alay edildiğini zannıyla:
-Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben bu ülkenin hükümdarıyım, der. Yaşlı adam bu durum karşısında durumu izah etmeye çalışır:
- Peki hünkarım şimdi siz bu ülkenin hükümdarısınız, bundan sonra ne olmayı planlıyorsunuz? diye sorar. Hükümdar şaşkın bir tavırla:
- Hiç, diye cevaplar. Yaşlı adam gülümseyerek:
- Hünkarım, işte ben sizin hükümdarlıktan sonra ulaşacağınız o mertebedeki adamım, hiçim yani, der.

Fazla söze ne hacet; Kelâm-ı kibâr, kibâr-ı kelâmest... (büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür.)




10 yorum:

  1. Esma Demirkan11 Ocak, 2012 19:13

    Allahü teala bizlerede hiçliğimizi anlamayı nasip etsin bu güzel yazı için teşekkür ederiz Hümeyra ablacım

    YanıtlaSil
  2. Bennur Karaburun11 Ocak, 2012 22:00

    Canım kardeşim, çok güzel ifade etmişsin. Senin bize hatırlattığın gibi Allahü Teala'da hiçbir zaman "Hiç" liğimizi unutmamamızı nasip etmesin inşaallah...

    YanıtlaSil
  3. Amin Esmacım,
    Övülmek sevdasında olan benliğimize bunu kabul ettirmenin en kestirme yolu,hakikaten bu sırra vakıf olanları bulmak ve onlarla bir arada bulunmaktan geçiyor zannederim.Zarif yorumun için ben teşekkür ederim Esmacım:)

    YanıtlaSil
  4. Amin Bennurcum, Etrafımızda kendimizden gayrı öyle çok ene dolanmakta ki,hiçlik hiç olup gitmekte... Bu kardeşin,kulluğun hiçlik mertebesinden nasiplenememek vehmi içinde...
    Zerre misali sebebinle tattığı izin peşinde...
    Tüm taliplere dua edip,dua beklemekte...

    YanıtlaSil
  5. MELAHAT ÇOLAK ÇORUH çokk güzel olmuş. evet bir hiç olduğumuzu ,geç olmadan anlamak duasıyla .ellerine sağlık arkadaşım

    YanıtlaSil
  6. Allahü teala razı olsun Melahatcım,
    Anlamaktan öte,hiç unutmamak,her daim hatırlamak duası ile,sevgiler:)

    YanıtlaSil
  7. Çoook güzel bir yazı olmuş Hümeyra'cığım,çok güzel ifade etmişsin.İnşallah her halimizle Rabbimin razı olduğu hale gelmemiz dileği ile kıymetli dualarını beklerim...

    YanıtlaSil
  8. İnşaallah Esracım,
    dileğin tek gayemiz;duamız da olsun...

    YanıtlaSil
  9. maşşallah ablacığım kalemine yüreğine sağlık ,gerçekten çok güzel bi yazı olmuş,bu zamanda zor olsada bazı şeyler;ama çevre(...) diye başlasa da tüm cümleler; Rabbim azda olsa hiçliğimizi idrak etmeyi nasip etsin bizlere...(en azından bana)selametle ve duayla ablacağım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne zaman,ne çevre engel olmamalı hiçliğe,
      Enaniyet yakışmaz hiçbir mümine:)
      Dualarına amin dedim ve teşekkür ettim.

      Sil