18 Ocak 2012 Çarşamba

HAYATI PLÂNLAMAK


Yunus Emre’nin,

Ana rahminden geldim pazara,
Bir kefen aldım girdim mezara,

dediği kadar kısacık olan ömrümüz, ne de çabuk geçiyor...
Resulullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve selem),

"Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz." [Tirmizi] 
buyurduğu gibi hissetmeye başladık bile…
 Mütemadiyen  vakitlerimizin bereketsizliğinden yakınıp duruyoruz. İşlerimiz hiç bitmiyor,  yapmak istediklerimiz üst üste birikiyor,işin içinden çıkılmaz bir hal alınca, koyveriyoruz kendimizi akıntıya, şaşkınca, çaresiz bir şekilde sürüklenip gidiyoruz. Mesuliyetler, meşguliyetler arttıkça, hayatımızı kontrol etmemiz imkansızlaşıyor. Halbuki biliyoruz ki, ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım, dünya hayatı, ahiretin sonsuzluğu yanında, denize nisbetle bir damla bile değil.
Acı olan; bir damlacık dünya, okyanus olan  ahiretin tarlası ve biz bu hengâmede, tarlamıza ne ekiyoruz ki, ne biçelim?

Muhammed Masum hazretleri (kuddise sirruh),

"Birkaç günlük ömür ki, ebedi mülk onun ile alınır. Çok kıymetlidir. Onu boşa sarfeylemeyeler." buyuruyor.(Kıymetsiz Yazılar 4 /38)

Bu birkaç günlük ömrü boşa sarfeylememek için nasıl bir yol izlemeli?
Her dakikası çok kıymetli olan ve her an elimizden alınma ihtimali olan bu hayat fırsatını, nasıl ganimete dönüştürmeli?

Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem) buyuruyor ki:

"Akıllı kimse günü dörde ayırır: 
Birincisinde yaptıklarını ve yapacaklarını hesap eder.
İkincisinde Allahü tealaya münacat eder, yalvarır.
Üçüncüsünde bir işte çalışıp helal para kazanır.
Dördüncüsünde istirahat eder ve mübahlarla kendini eğlendirir, haramlardan kaçar." (İmamı gazali hazretleri)

Abdullah ibni Mesud hazretlerine sormuşlar:

"Bu kadar çok ilme nasıl sahip oldunuz?"
"Günümü planlarım ve kesinlikle o plandan dışarı çıkmam," buyurmuş.

O halde, işe plan yapmakla koyulmalı.

Efendimizin (aleyhisselam)tavsiye ettği gibi, günümüzü dörde ayıralım:


1)Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı hesap etmek:
Muhammed Masum hazretleri (kuddise sirruh) buyuruyor ki:

"Gece ve gündüz bir- iki vakt yalnız kalmak için ayırıp ve çok zikir ve günahları hataları hatırlamalı…" (Kıymetsiz yazılar-6/199)


Yirmidört saat içinde, on- onbeş dakikamızı ayıracağımız bu vakit, günün en önemli kısmı belki de...Hayatımızı kontrol edebileceğimiz,yönlendirebileceğimiz bu kısmı mutlaka önemsemeli. Kendimizle başbaşa kalabileceğimiz
bir vakitte, her günün muhasebesini yapmalı ve hesabı muhakkak kağıda dökmeli. Hatalar, eksiklikler alt alta yazılmalı.Olayları sorgularken, başkalarının hatalarını hiç düşünmemeli,  hep kendi hatalarımızı arayıp,mutlaka bulmaya çalışmalı. Kendinde hata bulamayanın bu yolda ilerlemesi imkansızdır. 


Hüseyn bin Said hazretleri (rahmetullahi aleyh),


 "Kusursuz insan olmaz.Kusurları hatırlamak tevbedir." buyurmuşlar.

Bu kısımda, gerek o gün içinde işlenen kusurlar, gerekse hayat boyu işlenen günahlar, mekruhlar düşünülmeli, hepsi için tevbe istiğfar etmeli ve Allahü teâlâ rızası için hepsini terk etmeye söz vermeli.

Yapılacaklar listesi iki ayrı sayfa halinde bulunmalı. Birine dünyevi işler, meselâ, alış-veriş listesi, telefonla aranacaklar, ziyaret edilecekler, yarım kalan el işleri, bilgisayar dosyalarının düzenlenmesi..vs. gibi, günlük, haftalık  planlar şeklinde yazılıp, yapılanların üstü çizilip, yapılacaklar ilave edilerek güncellenmeli.İnanın bu planların yazılı olması, yapılmasını çok daha kolay ve çabuk hale getiriyor, unutkanlıkların ve ihmallerin önüne böylece geçilebiliyor.
Yapılacakların ahirete ilişkin sayfasında da günlük, haftalık, aylık planlar yapılmalı.Mesela, düzenli olarak birkaç sayfa Kuran-ı Kerim  okumak, ilmihal bilgilerini öğrenmek, ezber yapmak, günlük okunması tavsiye edilen tesbihatlar ve duaları okumak, alışkanlık haline gelmemiş olan ya da bazen terk edilen sünnetleri, müstehapları  hayata geçirmek gibi, hep yapmayı isteyip de yapamadığımız her şeyi mutlaka yazmalı ve yapıldıkça üzerini çizmeli.
İlk günler bu listeleri yapmak biraz  fazla vakit alabilir, ama sonraları hazır olan bu listeleri değerlendirmek daha kolaylaşır.Hem varsın vaktimizi faydalı işler alsın, har anın kazanç olması umulur.
Bu birinci madde ile ilgili ayrıntıları bir sonraki yazıda "muhasebe defteri" başlığı ile tekrar dataylıca ele alalım inşallah.

2)Günün ikinci kısmında, Allahü  tealaya münacaat etmek ve yalvarmak.
Bu kısımda, namazlarımız ve akabinde yapacağımız dualar olmalı.Her müslümana emredilen, islamın şiarı olan farz namazlarımız, yirmi dört saat içinde, en fazla yarım saatlik vaktimizi alıyor.Sünnetleri,nafileleri de dahil ettiğimizde, bir- birbuçuk saati geçmeyecek olan bu çok mühim ibadet için hakikaten zamanımız yok diyebilir miyiz?

3)Günün üçüncü kısmında bir işte çalışıp helal para kazanmak:
Bu emir erkekler için.Allahü teâlâ, hanım kullarına ,nafakasını kazanma mecburiyeti getirmemiş, zira bir hanımın nafakasını temin etmek   ,babası, eşi,erkek akrabaları,  kimse yoksa devletin mesuliyetidir.Hanımların çalışması yasak edilmemiştir elbette, nafaka temininde güçlük varsa, hanımlar da haram işlememek şartı ile çalışabilirler.
Çalışmayan hanımlar,günün bu üçüncü kısmını nasıl geçirmeliler?
Yemek yapmak, çamaşır, bulaşık,  ütü,ev temizliği, çocuk bakımı-eğitimi gibi her türlü ev işi, yapılan doğru niyetlerle ibadete dönüşebiliyor ve bu işlerle meşgul olunan her dakika ibadet edilmiş gibi muamele görüyor.Bu konunun detaylarını inşallah başka bir yazı ile paylaşalım.

4)Günün dördüncü kısmında istirahat etmek ve mübahlarla kendini eğlendirmek,haramlardan kaçmak:
Uyku, yemek yemek, el işi, arkadaş ziyareti gibi mubahlar bu gruba dahil oluyor ve bunlar da 3.kısımdaki işler gibi, her biri için edilen doğru niyetlerle ,tüm bu işlerin  ibadet hanesine yazılmasına fırsat olabiliyor.
İlk başta karmakarışık gibi görünen bir hayat, alemlerin efendisinin (aleyhisselam) bir tavsiyesine uyup, planlanınca ve Abdullan ibn-i Mesud hazretleri gibi o plandan asla taviz vermeyince, pekala böyle düzene girebiliyor,kısacık ömür dolu dolu geçebiliyor.


Ne mutlu o müslümana ki, dünya ve ahiret seadetinin yolunu gösteren yüce peygamberini ve onun kıymetli varislerini rehber edine…

4 yorum:

  1. çok güzel bir paylaşım ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  2. defter tutmanın ,bi önceki yazıda(muhasebe defteri)okuduğuma nispetle, önemini biraz daha kavradım sanırım ablacığım...Allah razı olsun ve de rabbim zorunu kolay etsin inşallah...selametle

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun çok güzel bir paylaşım olmuş.

    YanıtlaSil